Sitemizde, çerezler kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi almak için Çerez (Cookie) Politikası’nı ve Kullanım Koşulları'nı incelemenizi rica ederiz.
Kabul Ediyorum
Yeni TasvirYeni TasvirYeni Tasvir
Aa
  • Ana Sayfa
  • Haber Analiz
    Haber Analiz
    Devamı
    Öne Çıkan Yazılar
    Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te
    8 Kasım 2024
    KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları
    20 Ekim 2025
    Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış
    20 Kasım 2025
    Son Yazılar
    Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış
    20 Kasım 2025
    KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları
    20 Ekim 2025
    Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te
    8 Kasım 2024
    DÜZENSİZ GÖÇ VE TÜRKİYE
    4 Temmuz 2024
  • Kültür
    Kültür
    Devamı
    Öne Çıkan Yazılar
    OKUMA BAYRAMI VE SONRASI
    6 Ağustos 2024
    KAPANMAYAN DAVA: FRANZ KAFKA
    18 Mayıs 2024
    BATI VE TÜRK İMGESİ
    6 Temmuz 2024
    Son Yazılar
    OKUMA BAYRAMI VE SONRASI
    6 Ağustos 2024
    MAZURUZ ÇÜNKÜ MARUZ BIRAKILDIK
    30 Temmuz 2024
    BATI’NIN DÜŞÜŞÜ
    18 Temmuz 2024
    BATI VE TÜRK İMGESİ
    6 Temmuz 2024
  • Dünya
    Dünya
    Devamı
    Öne Çıkan Yazılar
    Türkiye-Azerbaycan Perspektifi Kafkaslarda Barış Getirir mi?
    23 Temmuz 2024
    Türkiye BRICS’e Üye Olacak mı?
    26 Eylül 2024
    Kim kime mevzi kazandırıyor?
    26 Eylül 2024
    Son Yazılar
    Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış
    20 Kasım 2025
    Trump-Xi Görüşmesi: Soğuk Barış mı? Denge Arayışı mı?
    30 Ekim 2025
    KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları
    20 Ekim 2025
    Kafkasya’daki Jeopolitik Denge: Gürcistan Yerel Seçimleri
    6 Ekim 2025
Okuyorsunuz: TEKBİRLİ GECEDEN LAİKLİK ÇIKARMAK
Paylaş
Yeni TasvirYeni Tasvir
Aa
  • Ana Sayfa
  • Haber Analiz
  • Kültür
  • Dünya
Ara
  • Ana Sayfa
  • Haber Analiz
  • Kültür
  • Dünya
Takip Et
  • Advertise
Yeni Tasvir | Tüm Hakları Saklıdır © 2023. Bu site Weboun tarafından yapılmıştır.
Haber Analiz

TEKBİRLİ GECEDEN LAİKLİK ÇIKARMAK

15 Temmuz’da içimden gelmese de medyaya direnişten bir paye vermiştim. İçimden gelmedi çünkü medyanın o an bile direnişin ruhundan habersiz olduğunu biliyordum. Sadece olayı kurgu düzeyinde ele alıyordu. Evet, bazı noktalarda direniş çağrısı yaptılar. Cumhurbaşkanıyla iletişim kurulmasını sağladılar. Bazı medya kuruluşlarına baskın yapıldığında direnenler oldu. Vs. Zaten biliyorsunuz. Fakat darbe görünümlü işgal girişiminin hemen iki gün sonrasında sokaklardaki direniş ruhunun üzerini örtmek için programlar yapılmaya başladı. Hatta öyle ki bazı programlar otopark kapma yarışına döndü. Yani medya fabrika ayarlarına hemen döndü.

Hasan Hüseyin Öz
Hasan Hüseyin Öz 11 Haziran 2023
Paylaş
7 Dak.
PAYLAŞ

Daha sonraki süreç fecaati ortaya koydu. 5 n 1 k programının sahibi Cüneyt Özdemir şehitler üzerinden bir program yaptı. O “herşeyin ortaya döküldüğü gün” hesapsız kitapsız bir şekilde sokağa çıkan “gizli” orduların mücadelesi piyasaya sürüldü ve bir kar hanesine dönüştürüldü. Kimse bana o direnişin ebedileştirildiğini söylemesin. Bazen olayı anlatan bizzat olayın karartıcısıdır. Daha düne kadar o sokağa çıkan ruha düşman olan birilerinin “gece demokrasi için çıktılar” diyerek övgüler düzmesi, olayı saptırmak, hatta olayın üzerini örtmek gayesi güttüğü apaçık ortadadır. Alev Alatlı’yı analım o zaman. Türkiye büyük bir yalan yaşıyor… Ben de ekleyeyim: yalanı yaşamaktan zevk alıyor maalesef Türkiye.

DİRENİŞ RUHUNUN KÖKÜNE KİBRİT SUYU

O gece direnenler iki gün sonra tanımadıkları kokuların meydanlara doluştuğu gördü ve işlerinin başına döndü. Hızır’ın geldiği gece saf ve kokusuzdu. Kalplerde sekinet vardı. Dediğim gibi ne hesap ne kitap kalmıştı. Sadece gönülden bir yolculuk vardı. İki gün geçti, hesap deftere dökülmeye başladı. Kar hanesinde bizimkiler yine temiz ekmeklerinin başına dönmüşken, Türkiye kahramanlık enflasyonu yaşamaya başladı. Kornalar çalınmazsa saldırıya maruz kalıyordunuz. Küfürler galizdi. Daha dün yanında birini kaybetmiş bir yiğit, başını önüne eğip yolunda yürüdü ve kendi dükkanına gitti. Karnaval havasında yiğitlik olmazdı. Televizyonlara baktı, şaşırdı. Kahramanlık türkülerinde gerdan kıran tipler arasında yiğitliğin ne işi vardı. Neyse, dedi, nasılsa biz ölmeye alışığız, o gün yine meydanlara çıkarız. Hikaye bundan ibaretti.

Metropol ruhu işte. Bir evden cenaze çıkar, komşu apartmanda düğün yapılır. Segmenter bir toplum. 251 şehidin verildiği geceden iki gün sonra eski ayarlara dönülünce tuhaf manzaralar ortaya çıktı. Bir yanda Kur’an okunuyordu, diğer yanda gecenin günahı tekrar bastırıyordu şehri. Televizyonlar eski kokuşmuş dizilerine dönüyorlardı. Korkunç bir zamandı. Kim başarılı oldu emin olamadık. Zaten benim için uzun zamandır en kıymetli soru da buydu.

NEDAMETİN GÖSTERİ SAHNESİ

Televizyonlarda kayıkçı kavgası arasında, eski FETÖ’cüler(!) arz-ı endam etmeye başladı. Sahte nedamet arasında operasyonun devamını sağlıyorlardı. Kırk yıllık bir hikâyenin nedameti olur mu? Ama medya için günah çıkarma seansları iyi tutuyordu. Magazinel boyut oluşturularak 15 Temmuz direnişinin köküne kibrit suyu dökülmeye devam edildi. Oysa nedametin ödülü, köşeye çekilip affı beklemektir. Fakat bu geleneksel toplumlar için geçerli bir erdemdir. Modern dünya gösteri toplumudur. Medya bunun aracıdır. Nedamet dahi gösteri için kullanılmalıdır. Medya bunu düşünürken, ömrünün çoğunluğu operasyonla geçmiş biri için ise durum operasyonun devamından ibarettir. Adamlar açık seçik operasyon çektiler. FETÖ’yü güya eleştiriyorlardı. Fakat alt metin beynin arkasına yüceltilmiş bir nesneyi yerleştiriyordu. Sunucu kendince işini yaptığını düşünürken, operasyonun nesnesi olduğunun farkına bile varamıyordu. O da işini yapıyordu ne de olsa.

Örneğin Latif Erdoğan, sır kavramının hakkını verecek cevaplar veriyordu. Oysa biz biliyorduk ki, F.G. örgütü sır üzerine inşa etmişti. Daha doğrusu kendinde içre kendinden menkul bir sırdı bu. Etrafındakiler de bu ilke üzerine yetiştirilmişti. Her kavramın ucundan gösterip kendi sır hanesine yazıyordu. Atom bombasından, nükleer silahlardan tehlikeli bir şey varsa, o da buydu. İnfilak etmeye hazır insan beyni. Latif Erdoğan’ın her cümlesi bir operasyondu. Kişiler hakkında sorulan soruları “benim isim hafızam yok” diyerek geçiştiriyordu. Her olayı yarım yamalak anlatıyordu. Şehadetin şahidi kendisiydi. Aynı F.G. gibi. Millet bir kere daha operasyon yedi hasılı.

TEKBİRLİ GECEDEN LAİKLİK ÇIKARMAK

Operasyon tüm hızıyla devam etti. Bir buçuk ay içinden oradan oraya savrulduk durduk. Oysa o gece insanlar tekbirlerle kurşunlara göğüs germiş, tankların karşısında durmuştu. Millet, İslam’ın bin yıl boyunca yoğurduğu vatanın elden gideceği korkusuyla sokaklara çıktı. 15 Temmuz’un ilk saatlerinde kimsenin çağrısını beklemeden sokaklara çıkan insanları bu duygudan başka bir şey harekete geçiremezdi zaten. Ne hikmetse daha sonraki yazılarda, televizyon tartışmalarında bu hakikati dile getiren olmadı. Karamsar değilim, ama, ülke zaten medya vasıtasıyla tarassut altında tutuluyordu, değişen bir şey olmadı. Böyle giderse de olmayacak.

Sonra teologlar affedersiniz ilahiyatçılar çıktı. Hani şu Abant’ta yer almak için kuyruğa girenlerden bahsediyorum. Hepsi 15 Temmuz üzerinden haklı olduklarını anlatmaya çalışıyorlardı. Fakat yüzlerinden akan ter, onları ele veriyordu. Kaldı ki FETÖ’yü oluşturanın da, modern ilahiyat yorumları oluşturanın da zihin kalıbı aynıydı. Bir kopuş üzerine inşa edilmiş bir dünyadan bahsediyoruz. Daha dün o bizim alimimiz, alime saygılı olmalı insanlar diyenler bugün, FETÖ hakkında ifrit edasıyla konuşuyorlardı. Hepsi geleneği masaya yatırdılar. Oysa F.G. geleneğin bozumu üzerinden gösteriye katılmıştı. Kendileri de öyleydi.

Bu zihin karışıklığı içinde laikler çıkmaya başladılar. Laik eğitimin olmaması bu hastalığın sebebiymiş. Öyle dediler. Oysa daha düne kadar laikçi vesayetin oluşturduğu kaos canımızdan bezdirmişti. Kaldı ki FETÖ ile laikler arasında aslında ortak bir nokta vardı. Herkes Ak Parti döneminde bu yapının palazlandığını söylüyordu. Fakat FETÖ 2002’ye kadar çoktan devlete yerleşmişti. 80 darbesinde ona yol verilmiş 28 Şubat postmodern darbesinde o en hızlı operasyonları yaparak devlete yerleşmişti. Şimdilerde FETÖ bahanesiyle kendilerine yol bulmaya çalışanlar, yalan söylüyorlardı.

Bu dönemde özellikle Doğan medyasının rol kapması, işleri iyiden iyiye karıştırıyor. Maalesef birçok insan neoliberal din telakkisinin FETÖ aşamasından sonraki sürecinin yaşandığının farkında bile değil. Öyle ki, bize bir teoloji empoze ediliyor. Krizler içinde savrulan beynimiz öyle ya da böyle bu teolojik telakkiye teslim olacak. Dedik ya metropol bu. Tek bilgilenme aracı entegrizmi pompalayan enformatik araçlar. Daha önceki yazılarımızda da dile getirdik. Bu araçlardan ancak malumat devşirebilirsiniz. Malumatta kalırsanız ancak köksap bitki/rizom yapar. Sizi köklerinizden koparır. Elinizden kavramları alır. Böylece algınız her türlü tehlikeye açık hale gelir. Doğan medyası işte buradan hareketle sizi o teolojiye açık hale getirmeye çalışmaktadır. Eski fetöcüleri bu kadar televizyona çıkarmasının başka bir sebebi de yoktur. Ha, bir de eski darbe geleneğinin artıklarını çıkarmaktadır. İki kanatlı bir iş. Operasyondur bunun adı. Ahmet Hakan’ın neoliberal Kemalizmine bakın yeter. Aman dikkat.

Bunları da Okuyun

Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış

KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları

Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te

DÜZENSİZ GÖÇ VE TÜRKİYE

ARTIK BİZİM DE SERİ KATİLİMİZ VAR!

Hasan Hüseyin Öz 18 Mayıs 2024 11 Haziran 2023
Yazıyı Paylaşın
Facebook Twitter E-Posta Yazdır
Paylaş
Önceki Yazı KAPANMAYAN DAVA: FRANZ KAFKA
Sonraki Yazı SERGİ OLARAK “TESETTÜR” MODASI

You Might also Like

DünyaHaber Analiz

Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış

20 Kasım 2025
DünyaHaber AnalizSiyaset

KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları

20 Ekim 2025
DünyaGenelHaber Analiz

Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te

8 Kasım 2024
düzensiz göç
Haber Analiz

DÜZENSİZ GÖÇ VE TÜRKİYE

4 Temmuz 2024
Yeni TasvirYeni Tasvir
Takip Et
Tüm Hakları Saklıdır © 2023 Yeni Tasvir. Bu site Weboun tarafından yapılmıştır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifreni mi unuttun?