Sitemizde, çerezler kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi almak için Çerez (Cookie) Politikası’nı ve Kullanım Koşulları'nı incelemenizi rica ederiz.
Kabul Ediyorum
Yeni TasvirYeni TasvirYeni Tasvir
Aa
  • Ana Sayfa
  • Haber Analiz
    Haber Analiz
    Devamı
    Öne Çıkan Yazılar
    Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te
    8 Kasım 2024
    KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları
    20 Ekim 2025
    Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış
    20 Kasım 2025
    Son Yazılar
    Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış
    20 Kasım 2025
    KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları
    20 Ekim 2025
    Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te
    8 Kasım 2024
    DÜZENSİZ GÖÇ VE TÜRKİYE
    4 Temmuz 2024
  • Kültür
    Kültür
    Devamı
    Öne Çıkan Yazılar
    KAPANMAYAN DAVA: FRANZ KAFKA
    18 Mayıs 2024
    BATI VE TÜRK İMGESİ
    6 Temmuz 2024
    BATI’NIN DÜŞÜŞÜ
    18 Temmuz 2024
    Son Yazılar
    OKUMA BAYRAMI VE SONRASI
    6 Ağustos 2024
    MAZURUZ ÇÜNKÜ MARUZ BIRAKILDIK
    30 Temmuz 2024
    BATI’NIN DÜŞÜŞÜ
    18 Temmuz 2024
    BATI VE TÜRK İMGESİ
    6 Temmuz 2024
  • Dünya
    Dünya
    Devamı
    Öne Çıkan Yazılar
    Türkiye BRICS’e Üye Olacak mı?
    26 Eylül 2024
    Kim kime mevzi kazandırıyor?
    26 Eylül 2024
    Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te
    8 Kasım 2024
    Son Yazılar
    Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış
    20 Kasım 2025
    Trump-Xi Görüşmesi: Soğuk Barış mı? Denge Arayışı mı?
    30 Ekim 2025
    KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları
    20 Ekim 2025
    Kafkasya’daki Jeopolitik Denge: Gürcistan Yerel Seçimleri
    6 Ekim 2025
Okuyorsunuz: BRICS ve Amerikan Ekonomisinin Gölgesinde Yeni Dönem
Paylaş
Yeni TasvirYeni Tasvir
Aa
  • Ana Sayfa
  • Haber Analiz
  • Kültür
  • Dünya
Ara
  • Ana Sayfa
  • Haber Analiz
  • Kültür
  • Dünya
Takip Et
  • Advertise
Yeni Tasvir | Tüm Hakları Saklıdır © 2023. Bu site Weboun tarafından yapılmıştır.
DünyaSiyaset

BRICS ve Amerikan Ekonomisinin Gölgesinde Yeni Dönem

BRICS ülkeleri bugün dünya ekonomisinin %35’ini temsil ediyor. G7’nin payı ise %28’e gerilemiş durumda. İç ticaret hacimleri 1 trilyon doları aştı. Bu veriler Batı merkezli düzenin artık tek seçenek olmadığını gösteriyor. Ancak asıl mesele şu: Üretim kapasitesine sahip olmak, yeni bir sistem kurmaya yetmiyor. BRICS hâlâ ortak bir para birimi, finansal güvenlik mekanizması ve net bir küresel vizyon üretemiyor. Tepki veriyorlar ama oyun kuramıyorlar. Güçlü ama projesiz bir blok: Bu haliyle BRICS, Batı’ya alternatif değil, sadece denge unsuru. Küresel düzeni değiştirmek istiyorsan önce kendi düzenini kuracaksın.

Hasan Hüseyin Öz
Hasan Hüseyin Öz 22 Temmuz 2025
Paylaş
4 Dak.
PAYLAŞ

Brezilya’da düzenlenen BRICS zirvesi, küresel gündemin yoğunluğu nedeniyle pek konuşulmadı. Oysa zirvede verilen mesajlar, yalnızca bu beş ülkenin değil, küresel ekonomi ve siyaset sahnesinin gidişatı açısından da dikkat çekiciydi. Trump’ın uygulamaya koyduğu yüksek tarifeler ve finansal kısıtlamalar, sadece Çin’i ya da Rusya’yı değil, tüm BRICS hattını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle zirvede en net ve iddialı çıkışlar da yine Moskova ve Pekin’den geldi. Ancak geri kalan üyeler —Hindistan, Brezilya, Güney Afrika— hâlâ büyük ölçüde şikayet eden pozisyonda. Somut alternatifler ortaya koymakta yetersiz kalıyorlar.

Bu durum, BRICS’in çelişkili doğasını gözler önüne seriyor: Bir yandan mevcut Batı merkezli düzene eleştiri getiren, öte yandan bu düzene entegre olmayı sürdüren bir blok. Rusya ve Çin gibi sistemden dışlanan aktörler, alternatif üretme konusunda daha netken; diğer üyeler denge siyaseti peşinde. Bu da BRICS’in henüz gerçek anlamda bütünleşmiş bir güç merkezi olmasının önünde önemli bir engel oluşturuyor.

Oysa ekonomik veriler, ciddi bir kırılmayı işaret ediyor. BRICS ülkelerinin kendi iç ticaret hacmi 1 trilyon doları aşmış durumda. Bu sadece bir rakam değil; alternatif bir ekonomik ağ kurma kapasitesinin büyümekte olduğunu gösteriyor. Daha da önemlisi, BRICS ülkelerinin toplam GSYİH’sı artık dünya ekonomisinin yaklaşık %35’ine denk geliyor. Buna karşın G7’nin payı %27-28 seviyesinde kaldı. Bu tablo, Batı merkezli düzenin üretim gücünü yitirmekte olduğunu ortaya koyuyor.

Ancak unutmamak gerekiyor: Üretim kapasitesi yüksek olsa da, finansal sistem hâlâ büyük ölçüde dolar üzerinden işliyor. BRICS’in gerçek bir alternatif olabilmesi için yalnızca üretim değil, finans, para politikası ve yatırım güvenliği gibi alanlarda da yeni modeller ortaya koyması gerekiyor. Şimdilik bu konuda ciddi bir adım yok. Dolayısıyla BRICS, sistem karşıtı bir örgütlenme değil, mevcut sisteme karşı bir pazarlık kartı olarak işlev görüyor.

Öte yandan, ABD ekonomisi dışarıdan bakıldığında hâlâ güçlü: teknoloji devleri, finansal derinlik, küresel pazar hâkimiyeti. Ancak içeride sessiz bir çöküş yaşanıyor. 2024 yılı itibariyle ABD’nin bütçe açığı 2 trilyon doları geçti. Bu açık, bir yıllık bir sapma değil; yapısal bir bozulmanın sonucu. Sürekli tahvil ihracıyla büyüyen borç stoğu, artık döndürülebilirlik sınırına dayandı. Faizler yükseldikçe borcun yükü artıyor; dolayısıyla ekonominin manevra kabiliyeti daralıyor.

Reagan döneminde başlatılan borçla büyüme stratejisi, bugün sürdürülebilirlik sınavında. Üstelik borcun önemli bir kısmı yabancıların elinde. Bu da ABD’yi kendi kurduğu finansal düzene bağımlı hale getiriyor. Dolar hâlâ rezerv para olma avantajıyla bu çarkı döndürüyor, ancak dünya çok merkezli bir yapıya evrilirken, bu sistemin güvenilirliği sorgulanıyor.

BRICS, tam da bu noktada anlam kazanıyor. Bir alternatif olmaktan henüz uzak olsa da, Batı’nın mutlak hegemonyasını kıran bir kırılma alanı oluşturuyor. Belki henüz “yerine geçme” zamanı değil, ama “tek seçeneğin bu olduğu” fikri zayıflıyor. Bu da küresel ekonomik düzenin artık pazarlığa açık, yeni denklemlere müsait bir aşamaya girdiğini gösteriyor.

Kısacası; BRICS henüz oyunu değiştirecek güce sahip değil ama oyunu bozma potansiyeline sahip. ABD ise hâlâ güçlü ama artık kuralsızca hükmedemiyor. Dünya yeni bir eşiğe doğru ilerliyor. Sorulması gereken soru şu: Bu yeni denklem, istikrar ve adalet üretir mi, yoksa yalnızca kaotik bir çok-kutupluluğa mı sürükleniriz?

Bunları da Okuyun

Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış

Trump-Xi Görüşmesi: Soğuk Barış mı? Denge Arayışı mı?

KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları

Kafkasya’daki Jeopolitik Denge: Gürcistan Yerel Seçimleri

“Normal” Bitti: Batı’nın Çöküşü ve Trump’ın Kaosu

TAGGED: abd, brics, çin, çokkutupluluk, ekonomi, putin
Hasan Hüseyin Öz 22 Temmuz 2025 22 Temmuz 2025
Yazıyı Paylaşın
Facebook Twitter E-Posta Yazdır
Paylaş
Önceki Yazı Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te
Sonraki Yazı “Normal” Bitti: Batı’nın Çöküşü ve Trump’ın Kaosu

You Might also Like

DünyaHaber Analiz

Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış

20 Kasım 2025
Dünya

Trump-Xi Görüşmesi: Soğuk Barış mı? Denge Arayışı mı?

30 Ekim 2025
DünyaHaber AnalizSiyaset

KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları

20 Ekim 2025
DünyaSiyaset

Kafkasya’daki Jeopolitik Denge: Gürcistan Yerel Seçimleri

6 Ekim 2025
Yeni TasvirYeni Tasvir
Takip Et
Tüm Hakları Saklıdır © 2023 Yeni Tasvir. Bu site Weboun tarafından yapılmıştır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifreni mi unuttun?