Sitemizde, çerezler kullanılmaktadır. Çerezler hakkında detaylı bilgi almak için Çerez (Cookie) Politikası’nı ve Kullanım Koşulları'nı incelemenizi rica ederiz.
Kabul Ediyorum
Yeni TasvirYeni TasvirYeni Tasvir
Aa
  • Ana Sayfa
  • Haber Analiz
    Haber Analiz
    Devamı
    Öne Çıkan Yazılar
    SERGİ OLARAK “TESETTÜR” MODASI
    18 Mayıs 2024
    BİR GARİP TELEVİZYON PROGRAMI ÜZERİNE
    18 Mayıs 2024
    düzensiz göç
    DÜZENSİZ GÖÇ VE TÜRKİYE
    4 Temmuz 2024
    Son Yazılar
    Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış
    20 Kasım 2025
    KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları
    20 Ekim 2025
    Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te
    8 Kasım 2024
    DÜZENSİZ GÖÇ VE TÜRKİYE
    4 Temmuz 2024
  • Kültür
    Kültür
    Devamı
    Öne Çıkan Yazılar
    BATI VE TÜRK İMGESİ
    6 Temmuz 2024
    BATI’NIN DÜŞÜŞÜ
    18 Temmuz 2024
    MAZURUZ ÇÜNKÜ MARUZ BIRAKILDIK
    30 Temmuz 2024
    Son Yazılar
    OKUMA BAYRAMI VE SONRASI
    6 Ağustos 2024
    MAZURUZ ÇÜNKÜ MARUZ BIRAKILDIK
    30 Temmuz 2024
    BATI’NIN DÜŞÜŞÜ
    18 Temmuz 2024
    BATI VE TÜRK İMGESİ
    6 Temmuz 2024
  • Dünya
    Dünya
    Devamı
    Öne Çıkan Yazılar
    Kapitalizm Üzerine
    6 Temmuz 2024
    Trump-Xi Görüşmesi: Soğuk Barış mı? Denge Arayışı mı?
    30 Ekim 2025
    Xi Jinping Putin’e sarılırken…
    6 Temmuz 2024
    Son Yazılar
    Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış
    20 Kasım 2025
    Trump-Xi Görüşmesi: Soğuk Barış mı? Denge Arayışı mı?
    30 Ekim 2025
    KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları
    20 Ekim 2025
    Kafkasya’daki Jeopolitik Denge: Gürcistan Yerel Seçimleri
    6 Ekim 2025
Okuyorsunuz: ARTIK BİZİM DE SERİ KATİLİMİZ VAR!
Paylaş
Yeni TasvirYeni Tasvir
Aa
  • Ana Sayfa
  • Haber Analiz
  • Kültür
  • Dünya
Ara
  • Ana Sayfa
  • Haber Analiz
  • Kültür
  • Dünya
Takip Et
  • Advertise
Yeni Tasvir | Tüm Hakları Saklıdır © 2023. Bu site Weboun tarafından yapılmıştır.
Haber Analiz

ARTIK BİZİM DE SERİ KATİLİMİZ VAR!

Amerikalı psikoloji profesörü Kent Kiehl, Psikopatlar Arasında başlıklı kitabında psikopatlar hakkında şu tespitlerde bulunur:

Hasan Hüseyin Öz
Hasan Hüseyin Öz 10 Aralık 2023
Paylaş
7 Dak.
PAYLAŞ
Amerikalı psikoloji profesörü Kent Kiehl, Psikopatlar Arasında başlıklı kitabında psikopatlar hakkında şu tespitlerde bulunur: “… psikopatlar patolojik yalancılık, empati kuramama, suç işleme ve bundan asla pişmanlık duymama, kendilerini aşırı önemseme, insanları kullanma ve davranışlarının sorumluluğunu üstlenmeme gibi özelliklere sahiptir.” Atalay Filiz vakası ekranlarda ballandırılarak anlatıldığı zaman bu kitabı bir daha okuma gereği hissettik. Ne hazindir ki, linç kültürünün bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde aklın devreye girmesi çok zor oluyor. Medyaya haberi sunum tarzına bakacak olursak, vakadan çıkaracağımız sonuç “bizim de bir seri katilimiz, psikopatımız var” cümlesinde mücessem hale gelir. Fakat biz, Atalay Filiz’in seri katil olmanın ötesinde medyanın bir nesnesi olduğunu, dolayısıyla burada psikopat kavramının nesneden ziyade olayı sunanda şekil bulduğunu düşünüyoruz. Biraz daha ileri gidelim… Medya psikolojik harp tekniklerinin nesnesidir bugünlerde/her zaman öyle değil miydi? Marjinallikle çerçevelenmiş olumsuzluğun kitleselleştirilmesi bu tekniğin en önemli özelliğidir. Son birkaç ayı şöyle bir göz atın. Mesela çocuk istismarı, sanki bu toplumun genel hastalığı gibi sunulmuştu. Hatta öyle ki, kökü dışarıda bazı yapılar, Türkiye’yi yurt dışında bu hastalıkla beraber lanse etmişti bile. Atalay Filiz vakası bu noktada biraz farklı bir durum vardı. Amerikan Sapığı tarzında yapılmış filmlerden fırlamış bir karakterin, bu topraklarda normal bir şekilde ortaya çıkabileceğini/çıktığını ikna çalışmaları yapıldı. Öyle ki bazı programlarda bu katilin/sapığın hemen yanıbaşında bulunabileceği gibi bir psikolojinin içine hapsedildi toplum. Atalay Filiz herkesin ensesindeydi yani. Bu devrin en hastalıklı tipleri olan uzmanlar konuşturuldu. Ezberler tekrar edildi. Mesela bir psikolog yazının başında alıntıladığımız cümleleri birebir tekrar etti ekranlarda. Atalay Filiz, bir noktada kendi kanununu uygulayan bir model olarak karşımızda duruyordu artık. Çünkü malum uzman psikolog, seri katillerin cari kanunlar dışında bir adalet duygusuna sahiptir demişti. Tıpkı Amerikalı seri katil Ted Bundy gibi. Atalay Filiz Fransa’da eğitim görmüş biriydi. Tabiri caizse yüksek sınıftan biriydi. Parlak bir geçmişi vardı. Asker bir babanın oğluydu. Geçmişinde hiçbir şaibe yoktu. Ta ki TÜBİTAK’ta çalışan arkadaşı ile onun Rus sevgilisini öldürene kadar. Onu asıl ele veren İstanbul’da tarih öğretmenini öldürmesidir. Bu iki olay arasında kimse ondan şüphe etmemiş gibi duruyor. Olay ikinci cinayette bir süre sonra birden gündeme düşmüştür. Filiz bebek yüzlüydü. Kimse ondan şüphelenemezdi. Fakat yine de sosyoloji ilmi gereği, artık metropol köksüzlük ürünüydü. Hatta öyle ki, bu karakterin ruhunun derinliklerinde psikopatlık eğilimi bu köksüzlüğün ürünüydü. Ama her seri katilde olduğu gibi köksüzlüğe rağmen Filiz’in de bir stili vardı. Ezber budur çünkü. Ted Bundy’den bahsettik ya… Bundy, sıklıkla Amerikan seri katillerinin öncül örneği olarak kabul edilir. Gerçekten de seri katil terimi ilk defa onu tanımlamak için ortaya atılmıştır. 1974 – 1978 yılları arasında, ABD’nin çeşitli yerlerinde çok sayıda genç kadını öldürmüştür. Kurbanlarının kesin sayısı bilinmeyen Bundy, 10 yılı aşkın inkâr süreci sonunda, 30’dan fazla cinayet işlediğini itiraf etmiştir. Bundy’nin bir sosyopat olduğu düşünülmektedir. İşlediği vahşi cinayetlere rağmen eğitimli, yakışıklı ve kibar bir genç adam olarak tanımlanır. Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür. Medyadaki Atalay Filiz portresine baktığınızda, habercilerin ve yorumcuların bir Ted Bundy profili oluşturmaya çalıştıklarına şahit oluruz. Ama daha kötüsü ezberin cehaleti, kifayetsizliğin çaresizliği arasında gidip gelen ruhla, oluşturulmaya çalışan psikopat portresine daha çok uyan şey bizzat medyanın kendisiydi. Ezber Bundy hakkında yapılmış belgeselin Filiz’e uydurulmaya çalışılmasıydı. Kifayetsizliğin çaresizliği ise, her ne olursa olsun, bir altyapıya ihtiyacı vardır ki, bizim medyamızda bu yoktur işte.  Ne çare ki silah medyanın elindeydi. Olayın aslı bu silah tarafından emildi. Daha önceki yazılarımızda da dile getirdiğimiz gibi olayın kendisi kurgu karşısında kaybolup gitti bu vakada da. Olayı anlatmak değil de, olayı sunmak kaygısı daha belirleyiciydi çünkü. Filiz görünürde üç kişiyi öldürmüştü. Bunlara bir de kayıp eklenmişti. Fakat bütün kayıplar da ona yamanacaktı. Konuyla alakası olmayan birçok insan kurguya katılmak için sıraya girdi. Medyanın kitle işlevi de böyleyece yerine getirilmiş oldu. Tehdit hiç alakasız insanlar tarafından dahi hissedilir olmuştu. Toplumsal şizofreni tetiklenmişti bir kere. Burada dikkat çekici en önemli durum ergenliğin sürekliliği meselesidir. Ergenlik bir topluma bela olduğunda artık çözülme kaçınılmazdır. Gerek katilde, gerekse olayı yorumlayanlarda ergenlik öyle belirgindi ki, sanki, durum memnuniyet vericiydi. Ne de olsa, insan denilen varlık en berbat olaya dahi bağımlılık düzeyinde eklemlenirdi. Medya bu sistemin merkezinde yer alır. Tıpkı ergen gibi olayı kendi hakikatinden koparıp, oyun düzleminde değerlendirir kurguya katılanlar. Ağırlık ortadan kalkmıştır artık. Bütün olup bitenler bir oyundan ibarettir. Nitekim olayı en ağır şekilde hissetmesi gereken güvenlik görevlileri, medyanın sunumuna mağlup olup, tıpkı ergenler gibi selfie çektirmişlerdir katille. Çünkü herşey medyada olup bitmektedir. Girişte yaptığımız alıntıya dönecek olursak; olayın sunum tarzının soğukkanlılığı daha ziyade medya sisteminin psikopatik unsurlar içerdiğini gösteriyor. Medyanın kendine ait bir adalet anlayışı var ve bu anlayış linç üzerine inşa edilmiş durumda. Biz biliyoruz ki, hukuk delillere ulaşmadan hüküm veremez. Ne ki, bizim medyamız yafta yapıştırma konusunda psikopatlık düzeyinde ustadır. Mesele başlıktır yani. Başlık atıldıktan sonra hikayenin oluşturulması için ortam hazırdır. Hukuk delillerden yola çıkarken, bizim medyamız yaftanın altının doldurarak adalet(!) sağlamış olur. Bu noktada hukukun dahi nesneleştirilmesi kaçınılmazdır. Hasılı hukukun aşındırılması medyanın umurunda değildir. Atalay Filiz yakalandığında perişan vaziyette idi. Fakat medya hikayenin devamını sağlamak için yeni şahitler bulmaya devam etti. Filiz’i ihbar eden çocuğun babası “oğlumla gurur duyuyorum” diye beyanat verdi. Yakalanmadan bir süre önce kaldığı pansiyonun sahibi yaşlı bir hanım “bilseydim hemen ihbar ederdim” diye pişmanlığını dile getirdi. Medyanın adalet sistemi kendine ait şahitleri konuşturmaya devam ediyordu çünkü. Fakat es geçilen bir durum vardı. O da bizim seri katilimiz, seri cinayetlerden ziyade kendini gizlemeye çalışan zavallıydı(!) Evet, Filiz bir katildi. Ama medyanın sunduğu seri katil modeline uymuyordu. Ne ki, medya bir kere ona seri katil demişti ve dediğimiz gibi her şey medya üzerinde olup bitiyordu. Atalay Filiz bir katildir. Bizim meramımız, olayın yaygınlık düzleminde ele alınmasının hatasıdır. Yani yukarıda dediğimiz gibi ekstrem bir hadisenin genelleştirilmesidir. Hatta öyle ki, vakıanın içeriğinin farklı sunulmasıdır. Ve bu sunum, dönemsellik arzederken, hafızanın yok edilmesine sebep olmaktadır. Filiz vakasını saptıran, onun içeriğini psikolojik harp tekniklerine göre şekil veren bir zihniyet, toplumsal hafızaya da bir çentik atmıştır. İşte bu çentik de psikopatlık, sapkınlık gibi marjinal bir olgunun kitleselleştirilmesidir. Sahi burada seri katil kimdir?

Bunları da Okuyun

Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış

KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları

Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te

DÜZENSİZ GÖÇ VE TÜRKİYE

SERGİ OLARAK “TESETTÜR” MODASI

Hasan Hüseyin Öz 18 Mayıs 2024 10 Aralık 2023
Yazıyı Paylaşın
Facebook Twitter E-Posta Yazdır
Paylaş
Önceki Yazı SERGİ OLARAK “TESETTÜR” MODASI
Sonraki Yazı Kapitalizm Üzerine

You Might also Like

DünyaHaber Analiz

Zelenski Ankara’da: Bölgesel Dengelerde Diplomatik Arayış

20 Kasım 2025
DünyaHaber AnalizSiyaset

KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri: Doğu Akdeniz Dengesi ve Jeopolitik Yansımaları

20 Ekim 2025
DünyaGenelHaber Analiz

Türk Dünyasının Kalbi Bişkek’te

8 Kasım 2024
düzensiz göç
Haber Analiz

DÜZENSİZ GÖÇ VE TÜRKİYE

4 Temmuz 2024
Yeni TasvirYeni Tasvir
Takip Et
Tüm Hakları Saklıdır © 2023 Yeni Tasvir. Bu site Weboun tarafından yapılmıştır.
Welcome Back!

Sign in to your account

Şifreni mi unuttun?